Yeni ders: Miks 103: EQ

Uzun ugraslar sonunda hazirladigim Miks 103: EQ adli online egitim programim yayinda. Sabirla bekleyen, zaman zaman sorup, beni sıkıştıran, belli etmeden sitem eden arkadaslara ozellikle tesekkur ederim. Bilgi almak ve kayit olmak icin buraya tiklayabilirsiniz. Kayit olursaniz devamini getirmek icin bana guc vermis olursunuz. 

CUBASE’de SEND FX Kullanımı

Sizlerden gelen istek üzerine ülkemizdeki en popüler müzik yazılımlarından bir diğeri olan Cubase için Send FX kullanımı konusunu işlemeye karar verdim.

Reverb, delay, gibi zaman bazlı efektler (ambiyans efekleri olarak da adlandırılır) send efekt olarak kullanılır. Az sonra göstereceğim yöntem chorus, flanger, phaser, tremolo, vibrato gibi modülasyon yapan zaman bazlı efekler için de kullanılır.

Compressor. limiter, gate, expander gibi dinamik işlemcilerin yanı sıra, amp simulator, overdrive, distortion gibi efektler ile EQ’yu da send değil; INSERT efekt olarak kullanmalısınız. Belki başka bir yazıda insert efektleri de anlatırım. Okumaya devam et

Miks Nedir?

Bugün sizlere, müzik yapım sürecinin ileri aşamalarından biri olan miksten bahsedeceğim. Ön-prodüksiyon, kayıt ve edit aşamalarının ardından gelen miks; adamı rezil de eder, vezir de! Şarkı ya da performans ne kadar iyi olursa olsun miks iyi olmadığı sürece oradan bir ‘hit parça’ çıkmaz.

Ses miksi hakkında en iyi kitaplardan birinin sahibi olan, yazar ve miks mühendisi David Gibson’ın tanımına göre miks seslerin üç boyutlu uzayda plasmanıdır. Yani seslerin dikey, yatay ve derinlik eksenlerinde yerleşiminin yapılmasıdır. Bu yerleşim sırasında seslerin üst üste binmelerine engel olmaya çalışırız. Örneğin gereğinden fazla bas frekans içeriğine sahip bir elektro gitar kayıdı şarkı içerisinde bas gitara ait olan frekansları da işgal edeceğinden bu iki çalgı için birbirlerini ‘maskeliyor’ denir. Bu şekilde üst üste binen sesleri anılan üç eksende farklı pozisyonlara taşıyarak maskelemeleri engellenebilir. Bu sayede tüm enstrumanlar temiz bir şekilde duyulabilir. Okumaya devam et

EQ Çeşitleri

EQ, Türkçe okunuşuyla ikü (!) ya da uzun yazılışıyla ekolayzır gerek canlı performanslarda gerek stüdyo kayıtlarda enstrumanları tonlarken kullandığımız en önemli araçlardan biridir. Pek çok diğer efekt ya da işlemci gibi ekolayzırın da hem donanım hem de yazılım versiyonları mevcut. Ve her geçen gün yazılım versiyonu daha da fazla tercih edilir oluyor. Bugün sizlere farklı EQ tiplerinden bahsedeceğim.

GEÇİRGEN FİLTRELER
Yüksek Geçirgen Filtre (High Pass Filter-HPF); belirlenmiş olan eşik frekansının üzerinde kalan frekansların geçmesini (duyulmasını), altında kalan tüm frekansların ise kesilmesini sağlar. Benzer şekilde, Alçak Geçirgen Filtre (Low Pass Filter-LPF) ise belirlenmiş olan eşik frekansının altında kalan frekansların geçmesini (duyulmasını), üzerinde kalan tüm frekansların ise kesilmesini sağlar. Bazı EQ’larda kesme eğrisinin açısı, desibel/oktav oranını değiştirerek ayarlanabilmektedir.

High Pass Filter (HPF): Yukarıda 200 Hz’in altını kesiyoruz. 200’ün üzerinde kalan tüm frekanslar geçer, altındakiler kesilir.

Okumaya devam et

Compressor Nedir?

Müzik yapım sürecinde, kayıt, miks ve mastering’de en çok kullanılan cihazlardan biridir kompresör. Bazı gitaristler veya bas gitaristler için vazgeçilmez, yeni başlayanlar bazıları içinse sırlarla dolu, bilinmez bir kutudur. Kompresörün tam olarak nasıl işlediğini anlamak biraz çaba gerektiriyor. Futbolda nasıl ofsayt olduğunu bir türlü anlayamaz, ya da anlatamaz ya bazıları, biraz ona benzetiyorum. Bu yazımda çok basit ve sade bir dille anlatmaya çalışacağım.

Nasıl Çalışır?

Kompresör efektler arasında ‘dinamik işlemciler’ ailesinde yer alır. Yani sinyalin dinamik aralığını düzenler.

Aslında çok basit. Ses seviyesindeki ani çıkışları dizginler ve düşük kısımları ise yukarı çeker. Bir şarkıcıyı hayal edin. Performans sırasında şarkının inişli çıkışlı yerleri olacaktır. Şarkının yükseldiği anlarda solist daha güçlü söylemeye başlayacak, daha yüksek perdeden okuyacaktır. Bazı notalar diğerlerinden daha gür duyulacak bazıları ise aşağıda kalacaktır. Bu performans sırasında alınan ses kayıdı ancak bir kompresör yardımıyla kontrol altına alınabilir. Kompresör yüksek okunmuş yerleri baskılayacak ve düşük pasajları yukarı çekecektir. Bu sayede dinleyenin dikkatini dağıtmayan istikrarlı bir sinyal seviyesi korunabilecektir.

Okumaya devam et

Mastering Nedir?

Müzik üretim sürecindeki nihai evredir. Post-prodüksiyon aşamalarından sonuncusudur. Eserlerin fiziksel baskıya ya da dijital dağıtıma uygun hale getirilmesi için sarfedilen çabalardır.

Deneyim gerektirir. Eskiden beri genellikle; kablosundan hoparlörüne, kompresöründen analog-dijital dönüştürücüsüne, en üst düzey analog ‘outboard’ ekipmanlarla yapılagelse de son yıllarda bilgisayar ortamında yazılım destekli olarak yapılan mastering her geçen gün popüleritesini arttırmaktadır.

Okumaya devam et

Mikrofonlarla İlgili Video Yayında

Ses kayıt teknikleri ile ilgilenen kişilere yönelik olan bu videoda temel mikrofon çeşitleri, mikrofonların özellikleri, kullanım alanları ve benzeri bilgiler verilmektedir. Mikrofonların yönselliği, pad ve EQ filtreleri, şok korucuyu ve pop filtre kullanımı ile mikrofon çeşitlerinin kullanım alanları değindiğim konular arasındadır. İyi seyirler.

Yeni Başlayanlar İçin Mikrofon Satın Alma Kılavuzu

Piyasada pek çok farklı marka ve model mikrofon mevcut. Özellikle yeni başlayanlar için karar vermek gerçekten zor. Bu yazıda doğru mikrofon seçimi konusunda sizlere yardımcı olmaya çalışacağım. Marka ve model tavsiyesinde bulunurken ülkemizde ulaşılabilir ve yeni başlayanlar için uygun fiyat aralığında olmasını gözettim, bunu da belirtmekte fayda var.

Eğer sadece bir adet mikrofona sahip olacaksanız geniş diyaframlı bir kondenser almanızı öneririm. Rode, MXL, Samson gibi markaların oldukça uygun fiyatlı modelleri  mevcut. Rode NT1 ülkemizin en çok satılan geniş diyaframlı kondenseri olabilir. Bu tür bir mikrofonla vokal veya dublaj kayıtları yani her türlü insan sesini gayet güzel bir şekilde kaydedebilirsiniz. Stüdyoda insan sesini kaydetmenin en iyi yolu geniş diyaframlı kondenser kullanmaktır. Canlı performansta ise dinamik mikrofon kullanılır. Elinizdeki bu mikrofonla akustik gitardan, Okumaya devam et

Sennheiser E835 Dinamik Mikrofon

Kısa bir ürün incelemesiyle karşınızdayım. Bilenler vardır, kardiyoid dinamik mikrofonlar canlı performanlarda solistler için kullanılır. Sadece müzik uygulamalarında değil; röportaj, konferans gibi her türlü insan sesi kayıdında da kullanılmaktadır. Bugün sizlere bahsedeceğim Sennheiser e 835 bu tür bir mikrofon.

Dünyanın en saygın stüdyo kayıt mikrofonları üreticilerinden Neumann ile kardeş firma olan Sennheiser çoğunlukla canlı performans mikrofonları ve audio ekipmanları üretiyor. e835 de daha çok canlı performanslar için uygun bir solist mikrofonu. Bir özelliği, hareket halinde şarkı söyleyen solistin zaman zaman mikrofona olan mesafesi ve açısı değişse bile hala iyi bir ses tonu vermeye devam etmesi. 40 Hz-16 kHz arasındaki frekans cevabı bir dinamik mikrofon için oldukça iyi. 5kHz civarındaki bir kaç desibellik ‘boost’ sayesınde tizlere sert olmayan bir parlaklık katıyor. ve aynı zamanda insan sesine netlik, berrraklık katarak anlaşılabilirliği arttırıyor. e835’in switch’li modeli de mevcut.

Dış mekanlarda yapılan röportaj ve benzeri görüntü kayıtları sırasında kameraya bağlamak için de ideal bir mikrofon. Zira tüm kardiyoid dinamik mikrofonlar gibi yanlardan ve arkadan gelebilecek ortam seslerine karşı izolasyon sağlıyor.

Sennheiser e 835 orijinal kılıfı ve mikrofon tutacağıyla birlikte geliyor.

Bora USLUSOY

Yeni Başlayanlar İçin REAMPING 101

Bugün sizlere stüdyo kayıtlarında sıkça kullanılan bir teknikten bahsetmek istiyorum. Ampliyle veya prosesörle kayıt yaptıktan sonra tonu beğenmeyip pişmanlık duyduğunuz olmuş mudur? Kuvvetle muhtemel. Keşke gain’i biraz azaltsaydınız, keşke biraz daha tiz açsaydınız. Keşke mikrofonu daha yakına yerleştirseydiniz. Güzelim performans boşa gitti. Bu gibi durumları telafi edebilmek için bir yöntem tavsiye edeceğim.

Radial X-Amp kutusu

Radial X-Amp kutusu

Kayıt yaparken sinyali çoklayarak biri ampli/prosesörden gelen, bir diğeri de tamamen flat olmak üzere iki kanal olarak kaydedin. Flat olarak kaydettiğiniz sinyali tekrar ampliden geçirerek kayıt yapabilir, bir önceki kayıtta ton olarak memnun kalmadığınız unsurları düzeltebilirsiniz.

Gitar sinyalinizi çoklamak, başka bir deyişle ikiye bölmek için bir A/B box kullanabilirsiniz. A/B box, bir girişi iki çıkışı olan pedal formunda bir cihazdır. Her iki çıkıştan da aynı sinyali gönderir. Okumaya devam et